Çıkıyorsun yola, her şeyi bırakıp, önce dağları, yolları aşıyorsun daha sonra belki denizler, okyanuslar. Hız kesmeden, kimi zaman aç kalarak kimi zaman eğlenerek bazen de birinin aracına konuk olarak. Gidiyorsun, ulaşmak istediğin tanımı olmayan, var olmayan, dünyada tanımlananın dışında bir mutluluğun olduğu engin ışığın olduğu yere. Her adımda huzur bulup her tükenişte yeniden doğuyorsun. Birilerinin dürtüleri ve tatminleri için değil kendin için uğraşıyorsun ve sonucunda kazanacağın ödül hiçbir statü hesaplaşması ile sonlanmıyor, maddi hiçbir getiri ile ödüllendirmiyor seni. Olgun bir meyve gibi, yere düşmeyi bekliyorsun, yere düşüp de tekrar gübre olup ağacın özüne karışmayı. Tek bir sonucu amaçlıyorsan ve onun adı kendini bulmaksa gübre olmak ama onun için önce çiçek açıp, meyveye dönmek ve daha sonra onu besleyip olgunlaştırman gerekiyor. Bu seyahat tamamlandığında tek bir soru işareti bile kalmıyor düzen dengeyi buluyor ve o muhteşem meyve dalından aşağı salınıveriyor. Özü olan ağaçtan kopup yalnızlaşıyor, ta ki ayrışıp ağacın kökleri tarafından tekrar keşfedilinceye dek.
Geçen gün birisi ile tanıştım, öyle entel veya özel birisi değil, sokaktan sen, ben gibi biri. Hepimiz kadar gerçek, hepimiz kadar acı dolu, hepimiz kadar zengin ve hepimiz kadar da mutlu biri. Yüzüne baktığımda aynaya bakmış gibi oldum, içimden nasılsın demek geldi, sordum. Teşekkür etti, biraz duraksadı güler bir yüzle iyiyim diyerek devam etti. Fark ediliyordu, verdiği cevabın ağzından bu kadar kolay çıkmasının sebebi, içinde bulunduğu huzurun neşe dolu ifadesinden çok ruhuna hiç değmeden çıkmasıydı. Üzerine gitmek istemedim, üsteleyip de rahatsız etmek istemedim çok yakın bulmuş olsam da kendime ne de olsa tanımıyordum onu. Başka bir konudan sohbet açarak biraz da onu mecbur bırakarak ahbaplığımızın ilerlemesini sağladım, bunu yapıyordum çünkü içimde karşı koyamadığım bir samimiyet vardı ona karşı. Ben samimi davrandıkça benden hiç esirgemediği gülücükleri daha da artıyor, daha da rahat ve bir o kadar da hayatı umursamazmış gibi cümlelerle ardı ardına kahkahaları patlatmaya devam e...
