kalbim çok hızlı damarlarım gergin kafamda kelebekler uçuşuyor dengem kaybolmuş durumda bir karamsarlığın ortasında vücudum teslim olmamak için büyük bir savaş veriyor sürekli bir açlık ancak fil tezeği büyüklüğünde bir yemek doymuşluk yaratıyor noktalama imla ile uğraşacak gücüm bile yok sanırım ağır depresyon hali bu ama işin güzeli şu ki bu sadece deneysel bir yazı gerçek olma ihtimalini içinde barındıran hayatın karanlık tarafı ile beni yüzleştiren derin nefeslerimde mide bulantılarımda karanlık odamın sinsi köşelerinde barınan hayatın iki numaralı büyüğü
Geçen gün birisi ile tanıştım, öyle entel veya özel birisi değil, sokaktan sen, ben gibi biri. Hepimiz kadar gerçek, hepimiz kadar acı dolu, hepimiz kadar zengin ve hepimiz kadar da mutlu biri. Yüzüne baktığımda aynaya bakmış gibi oldum, içimden nasılsın demek geldi, sordum. Teşekkür etti, biraz duraksadı güler bir yüzle iyiyim diyerek devam etti. Fark ediliyordu, verdiği cevabın ağzından bu kadar kolay çıkmasının sebebi, içinde bulunduğu huzurun neşe dolu ifadesinden çok ruhuna hiç değmeden çıkmasıydı. Üzerine gitmek istemedim, üsteleyip de rahatsız etmek istemedim çok yakın bulmuş olsam da kendime ne de olsa tanımıyordum onu. Başka bir konudan sohbet açarak biraz da onu mecbur bırakarak ahbaplığımızın ilerlemesini sağladım, bunu yapıyordum çünkü içimde karşı koyamadığım bir samimiyet vardı ona karşı. Ben samimi davrandıkça benden hiç esirgemediği gülücükleri daha da artıyor, daha da rahat ve bir o kadar da hayatı umursamazmış gibi cümlelerle ardı ardına kahkahaları patlatmaya devam e...