Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaşamak Bitirmektir

Tüm gece gözün kapı deliğinde beklersin, Ufacık bir hareket gelsin de içeri süzülen ışığı kessin diye, Bildiğin halde beklediğin olmadığını geleceğin, Yine de umut edersin, yılmaksızın. Buz kesmiş bir havada, Sıcak olamayacak olsa da, Ilık bir meltem gibi gelsin istersin. Gelsin ve seni sarsın, Sarsın ve acizliğini gizlesin, ve acizliğini gizleyerek seni yüceltsin. Aralanır kapı ansızın, Beklenenden fazlasıdır gelen, Öyle olmak zorundadır da zaten, Ama yorgunsundur, ve saygılı, Kibarca reddedersin bu yüzden, Sırf saygından, Acıtırsın içini biraz daha, Sanki tüm gece yetmiyormuş gibi, Ama bilirsin işte, Gerçek böyledir, avunmak anlamsız. Beklemektir etrelemek, ve umuttur beklemek, Ama bilmektir yaşamak, Bu yüzden, Bitirmektir bilmek. Herşeyi.

Ben aşığım!

Gözlerine baktığımda daha önce hiç hissetmediğim bir şey hissediyorum, bunu daha önce hiç kimseye karşı hissetmemiştim, tarzında bir cümle ile başlar insanın aşk macerası beyninde. İnce kıvrımlardan geçerken düşünceler, dile bu kelimelerin dökülmesini emrederler. Sonra bir körlük perdesidir, iner insanın gözüne. Normalde ne kadar ince eleyen, sık dokuyan, insanları bin bir farklı açıdan yargılayıp beğenmeyen bir karakteri olursa olsun,  insanın aşığım diye etiketlediği kişide kusurlar görünmez olur. Zaten aşkı oluşturan beyin, bedeni görünmez kılar.  Durum, karşıdaki âşık olunan insandan çok, aşkın yarattığı sanal gerçekliktir. -Cinsiyet de aşk için önemsizdir Diğer bir açıdan, aşk herkesin başına gelen bir hadise değildir, bazen de farklı aşklar olur insanların hayatlarında. Hemcinsine âşık olmak da bunların en sık rastlanılanlarından birisidir aslında. Karşı cinse ilgi duyması gerektiği gerçeği içgüdüsel ve toplumsal olarak bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde beynine işleti...