Bilkent'e gelmiş olanlar bilir, okulun içerisinde tam bir trafik işareti keşmekeşi var. Her taraf tabela. Hatta bugün bir kavşakta saydım tam 8 tane metal levha vardı. Peki, benim ne alıp veremediğim var bu tabelalarla? Kendi halimde bir teorim var, onu gerçekleştirmek için belli şekillerde bu işaretleri bir kedi edasıyla işaretliyorum her gün. Yüksekliklerine göre bazısına tekme, bazısına zıplayarak bir tokat, bazısına bir yumruk, bazısına da İbrahimoviç kıvamında ters bir bacak hareketi ile gömüyorum. Tabi ki bir amacım var bunu yaparken, 4 sene boyunca düzenli olarak, seçtiğim levhalara vurmaya devam edersem, bunların vidalarının gevşeyeceğine ve bunun sonucu olarak ağaçlar ve çimlerle kaplı olan güzel Bilkent'i (abarttım güzel falan dedim) özgürlüğüne kavuşturacağıma inanıyorum. Bir de tabi iyi bir çocuk olmanın mükafatı olarak aseksüel şirinleri görme ihtimalim de çocukluğumdan beri ütopik bir hayal olarak hafızamda barındırıyorum.Dip not: MSSF'nin orada tabelaların yanında yer etmiş olan tümsek aynada da felaket derecede gözüm var, yetkililere sesleniyorum, onu koruma altına alın yoksa melekler götürebilir.