Ana içeriğe atla

Mantık Hataları

Bilgisayarda programlama ile ilgilenenler bilir, bazen mantıksal hatalar yapılır kod yazarken. İşte ben de 2,5 sene boyunca yazdığım bir programda değişken olması gereken bir veriyi sabit olarak tanımlamışım. Geçen günlerde program isteğim dışında tamamlandı ve hataları gördüğümde şoka uğradım. Yaptığım ufacık bir hata 2,5 senedir yazdığım tüm kodları yok etti. Şimdi oturdum, programı tekrar yazıyorum ama 2,5 yıllık kaybı nasıl kapatacağım konusunda ve bu kapatma sırasında yaşayacağım zorluklar konusunda çoğu zaman karamsarlığa kapılıyorum. Önümdeki 9 günlük tatili yenidünyanın kuruluşu olarak kabul edip, bu sefer daha hızlı, kontrollü ve açıkları en aza indirilmiş şekilde yazacağım. Aslında değer mi tekrardan bu hayatta bir şeyleri bir zemine oturtma uğraşına, ondan da çok emin değilim çünkü neresi gerçek hayat? Neresi ölülerin diyarı? Bunu kestiremiyorum. Bazen öteki dünyada ölüp de buraya, yani cehenneme gelmişim gibi hissediyorum. Günahlarım bittiği anda tekrar dirilme mümkünse diğer tarafa, değilse cennete geçeceğim sanırım. İple çekiyorum o zamanı. Saygılar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ne olacak şimdi?

Geçen gün birisi ile tanıştım, öyle entel veya özel birisi değil, sokaktan sen, ben gibi biri. Hepimiz kadar gerçek, hepimiz kadar acı dolu, hepimiz kadar zengin ve hepimiz kadar da mutlu biri. Yüzüne baktığımda aynaya bakmış gibi oldum, içimden nasılsın demek geldi, sordum. Teşekkür etti, biraz duraksadı güler bir yüzle iyiyim diyerek devam etti. Fark ediliyordu, verdiği cevabın ağzından bu kadar kolay çıkmasının sebebi, içinde bulunduğu huzurun neşe dolu ifadesinden çok ruhuna hiç değmeden çıkmasıydı. Üzerine gitmek istemedim, üsteleyip de rahatsız etmek istemedim çok yakın bulmuş olsam da kendime ne de olsa tanımıyordum onu. Başka bir konudan sohbet açarak biraz da onu mecbur bırakarak ahbaplığımızın ilerlemesini sağladım, bunu yapıyordum çünkü içimde karşı koyamadığım bir samimiyet vardı ona karşı. Ben samimi davrandıkça benden hiç esirgemediği gülücükleri daha da artıyor, daha da rahat ve bir o kadar da hayatı umursamazmış gibi cümlelerle ardı ardına kahkahaları patlatmaya devam e...

Deliler

Bir yaz akşamıydı, çantasını toplamış, odasının ışığı kapalı son defa postalarını kontrol ediyordu, bir kaç önemsediği insanın internetteki profillerine de son kez göz atıp elektronik dünya ile tüm bağlantısını kökünden bitirecekti. Düşündüğü gibi de oldu, ekranı usulca kapattı, kapağın üzerindeki yılların tozu ilk defa dikkatini çekmişti. Zaten hep böyle olmaz mı, tam vaz geçerken başka bir güzelliğini fark etmez misin bir şeylerin. Tişörtünün kolu ile şöyle bir aldı tozunu emektarın, öfkesi de biraz olsun yatışmıştı istemeden tüm hayatını içine sığdırdığı dostuna karşı. Ayağa kalktı, etrafı kolaçan etti, onlarca detay vardı daha önce gözüne çarpmayan, yaşamaya alıştığından, onlarla olmaya alıştığından dikkat etmediği ve zihninin istemsiz görmezden geldiği, bazılarını şöyle bir dokunarak yokladı, bazılarına hiç bulaşmadı bile, kitaplarından biri gözüne ilişti son olarak. Aldı, kapağına hafif bir dokunuş bıraktıktan sonra, aradan bir sayfa açıp okudu: "6-7 yaşlarında yalnızlık ne...

Buğday

Ben diyerek başlayacaksın işe, Yeni bir tohum gibi düşeceksin dünyaya, Bırakacaksın çoğunluğu, Önce sıkı sıkı tutunacaksın toprağa, Örteceksin bedenini, Asla kimseye neden veya nasıl demeyeceksin, Soruların kendine olacak, Sonra filizleneceksin kabuğunu aralayıp, Açılacaksın toprağın kudretine ve güneşin aydınlığına, Çorak toprakların, şeytan yüzlü hırsızları deneyecek ilk olarak koparmayı başaklarını, Sonra binbir güzel pınar geçecek yanından seni aldatmak için, Bakmayacaksın hiçbirine, Köklerin toprakta, gözlerin gökte olacak, Bekleyeceksin başaklarının olgunlaşacağı günleri, Ve o gün geldiğinde anlamsızlaşacak bedenin, Ayrılacaksın topraktan, tekrar toprağa kavuşmak için, Yükselecek, kudretin ellerinden ayrılıp, ışığın yüceliğine açacaksın kollarını, İşlenecek, parlayacak, bereketleneceksin, Değerlendikçe yüzün gülecek, Yaklaşacaksın ışığın kaynağına durmaksızın, Bir sofraya ekmek diye sunulduğun gün, göreceksin ışığın gerçeklerini, ve tekrar toprağa kavuşup, te...