Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kadın üstün ama üzülen, erkek ise kaba ve salak olandır

... “Benimle ölmeye var mısın?” dedi, Müjgan. “Ölmek mi? Bu kadar basit şeyleri mi paylaşacağız? Sen, ya sen ey o gözleri alev topu gibi parlayan genç kadın, ey sen kalbimde yeni denizler yaratan muhteşem varlık, sen benimle bir olmaya var mısın?” “Bir olmak? Bu ölmekten daha mı zor, daha mı anlamlı yani?” dedi, Müjgan. “Sen ki bana baharı getirmiş, sen ki bana çiçeklerin kokusunu öğretmiş yüce varlık, sen ki hayatın sıfatlarını benim görmemi sağlamış insan, nasıl oluyor da bunları göremiyorsun?” diye bir an parladı genç adam. “Bir de beni suçluyor musun, basitliğin yetmiyor, beni benimle ölebilecek kadar sevmediğini söyleyemediğin yetmiyor bir de beni mi suçluyorsun?” diye çıkıştı, Müjgan. Kelimeler faydasız, gözleri yaşlı doğruldu genç adam, “Özür dilerim sevgilim haklısın, anlayamadım, saçmaladım. Senin için ölüm bürünebileceğim en güzel halken ben nerelere kaydırdım zihnimi.” “Ama” dedi Müjgan, “Ama sen başta başka şeylerden bahsettin, sen beni sevmiyorsun.” “Yapma lütfen, a...

Sesimi duyan var mı?

Anlaşılmaz olur bazen insan için kavramlar, Sokakta dolaşan yalnız bir dilenci gibidir düşünceler beyninde, Ne yapacağını, nereye gideceğini kestiremez. Bazen arar gerçeği, bazen ondan bile emin olamaz. Gitmek istediği uzaklar bile çözüm olmaz bazen gözlerindeki sönmüş ateşe, Kalbinde oluşmaz heyecan ne baharla, ne aşkla, İnsan arar aramasına gerçeği de bazen buluverir kendisini boşlukta, En saçma gelen şeylere çıkış, en doğru dediklerine kaçış demeye başlar, Işığını arar insan, tutunacak dalını, Kalacak yerini, yiyecek lokmasını arayan dilenci gibi.

Buğday

Ben diyerek başlayacaksın işe, Yeni bir tohum gibi düşeceksin dünyaya, Bırakacaksın çoğunluğu, Önce sıkı sıkı tutunacaksın toprağa, Örteceksin bedenini, Asla kimseye neden veya nasıl demeyeceksin, Soruların kendine olacak, Sonra filizleneceksin kabuğunu aralayıp, Açılacaksın toprağın kudretine ve güneşin aydınlığına, Çorak toprakların, şeytan yüzlü hırsızları deneyecek ilk olarak koparmayı başaklarını, Sonra binbir güzel pınar geçecek yanından seni aldatmak için, Bakmayacaksın hiçbirine, Köklerin toprakta, gözlerin gökte olacak, Bekleyeceksin başaklarının olgunlaşacağı günleri, Ve o gün geldiğinde anlamsızlaşacak bedenin, Ayrılacaksın topraktan, tekrar toprağa kavuşmak için, Yükselecek, kudretin ellerinden ayrılıp, ışığın yüceliğine açacaksın kollarını, İşlenecek, parlayacak, bereketleneceksin, Değerlendikçe yüzün gülecek, Yaklaşacaksın ışığın kaynağına durmaksızın, Bir sofraya ekmek diye sunulduğun gün, göreceksin ışığın gerçeklerini, ve tekrar toprağa kavuşup, te...

Mübarek 14 Şubat Gecesi

Bırakacaksın, yapacak herkes her istediğini. Dünya bir tarla değil midir? Bunu din de böyle söylemez mi zaten? Herkes her istediğini ekecek, kimisi yeşertip başarılı olacak, kimisi tohumlarla cebelleşip duracak, isteyen de istediği mahsulü tüketecek. Bu kadar basit bir düzen. Dinsizlik aldı başını gidiyor demek de yanlış, dini herşeye alet ediyorlar demek de gereksiz. Zaten bunlar ekilecek, önemli olan bunları tüketenler. Sen tüketmiyorsan, sana ne birader ne nereye gidiyorsa gitsin. Endişe duyduğun ne ki? Dinin yıkılması mı? Bırak yıkılsın, senin elinde Kuran, kalbinde Allah olduktan sonra sana koyarmı herkesin dinsiz olması, dünyanın yaşanılabilir bir yer olmasından anladığın, Kuran'ı adam gibi anladıysan 4 duvardan dışarı çıkıp da istediğin gibi gezmek olmadığını çok iyi biliyorsundur zaten veya herkesin Allah’ın emrine girmesinden mi korkuyorsun, girme birader sana ne ki, bırak herkes yaşasın istediğini, sen zaten azınlık olmaktan, arka bahçende komşu amcanın gözü olmasından ra...

Ders: Aşk Konu: Aşk Nedir?

Binbir heceden oluşmuş binbir gece masalı gibidir aşk. İnsanın kalbinden başlayıp şehvetle tutuşan kasıklarına kadar dolan kandır. Olgunlaşmamış, yaşlandırılmamış zihinlerin, saflıklar denizinde yüzdüğü, gözlerin görme yetisini unuttuğu, dudakların tek hecelik bir dille ahenklendiği, baharın ilk ve en güzel çiçekleridir aşk. Tecrübelerin işlemediği, heyecanların çocukluktan geldiği, karşı tarafın benlikle örtüştüğü, kalbin söz dinlemediği bu zamanlar, insan için ifadesiz bir o kadar da ölümsüz ve benzersizdir. Doğası gereği yaşantısının her alanında tüketmek zorunda olan insanın elinde tuttuğu dinamitin fitilini ateşlemesidir bir başka değişle aşk. Dudaklardaki şehvet, ellerdeki tutku ile ilerlemeye başlayan fitil tüketimi, nihayetlendiği noktada aşk da patlamasını yaşar. Bedenler birleşir, gizler ortadan kalkar ve artık aşk son noktasındadır. Çift yüzlü bir madalyon gibidir tam bu noktada aşk, bir tarafında herşeyin doruklarını yaşayan ben’in bitmek tükenmek bilmeyen hazları, diğer ta...

Denge

Ağaçların dallarında kuşlar cıvıldıyor, kanatlarındaki özgürlüğün türküsünü anlatır gibi, yoldan bir kedi geçiyor, eteklerine çamur bulaşmasından korkan bir kadın endamı ile karların üzerine basarak. Yaşlı bir adam, elinde ekmeği, sanki bacakları yeni bir fidanın ki kadar korkak ama bir çınarınki kadar da derin köklermiş gibi adımlıyor kaldırımı. Soğuk vuruyor özüne insanın, yalnızlığı çağırırcasına; gün doğup, batıyor, hayatlar yeşeriyor,  tükeniyor, zaman geçiyor. Bir camın arkasından sokağı izlemek gibi yaşıyor insan, hayatı. Bazen camını aralayıp soğutkan yiyecek bulamamış bir serçeye ekmek kırıntıları veriyor bazen de yalnızlığını bozan bir selamla camdaki yansımasında gülümsemeyi keşfediyor. Kimisi gerçekten dört duvarın içinde bir ömür yaşayıp gidiyor, kimisi dünyayı kendine dört duvar belliyor. Bazısına bu da yetmiyor evreni kendine duvar görüyor ama sonuçta sonsuzluk, hiçlik asla insanın gerçeklerinde yer almıyor. Nereden bakarsa baksın, insan bir düzenin içerisinde, benze...

Duyuru

Blog Şubat ayı itibari ile kapatılacaktı ancak kapatılmak yerine sahip ve yol değişikliğine gitti. Bundan sonra daha farklı bir çizgi ile mevcut yapısı altında işlemeye devam edecektir.