Göze batmak kötüdür ama gözsüz kalmak da kötü. Kadınlar anlaşılmaz varlıklardır, belli olmaz ne zaman ne yapacakları. Varını, yoğunu verdiğin anlarda hiç anlamadığın bir sebepten yıkabilirler ortalığı. Bunalım, uyumsuzluk kadının doğasındadır. Sahiplenilmek, sarılmak isteyen kadın aynı zamanda erkeğin avucunun içindeymiş hissinden de uzak yaşamak ister. Bu yüzdendir ki ilgisiz erkek her zaman azarlanırken ilgi eksikliği olmayan, kadınına layığıyla bağlı olan erkek de kadının gemileri yakması ile karşı karşıya kalır. Kadın hayatını içinde bulunduğu çelişkiden arındırmadıkça mutluluk onun için imkânsız kalacaktır.
Geçen gün birisi ile tanıştım, öyle entel veya özel birisi değil, sokaktan sen, ben gibi biri. Hepimiz kadar gerçek, hepimiz kadar acı dolu, hepimiz kadar zengin ve hepimiz kadar da mutlu biri. Yüzüne baktığımda aynaya bakmış gibi oldum, içimden nasılsın demek geldi, sordum. Teşekkür etti, biraz duraksadı güler bir yüzle iyiyim diyerek devam etti. Fark ediliyordu, verdiği cevabın ağzından bu kadar kolay çıkmasının sebebi, içinde bulunduğu huzurun neşe dolu ifadesinden çok ruhuna hiç değmeden çıkmasıydı. Üzerine gitmek istemedim, üsteleyip de rahatsız etmek istemedim çok yakın bulmuş olsam da kendime ne de olsa tanımıyordum onu. Başka bir konudan sohbet açarak biraz da onu mecbur bırakarak ahbaplığımızın ilerlemesini sağladım, bunu yapıyordum çünkü içimde karşı koyamadığım bir samimiyet vardı ona karşı. Ben samimi davrandıkça benden hiç esirgemediği gülücükleri daha da artıyor, daha da rahat ve bir o kadar da hayatı umursamazmış gibi cümlelerle ardı ardına kahkahaları patlatmaya devam e...
