Hıristiyan Kilisesi kanla kuruldu, kanla güçlendi ve kanla büyüdü diye, her şeye kılıçla hükmetmeye kalkanlar, sanki İsa ölmüş de kendi halkını kendi usulünce koruyamayacakmış gibi. Savaş öyle canavar ki, insandan çok hayvanlara yaraşır; öyle çılgın ki, şairler bile onun öç tanrıçaları tarafından salıverildiğini düşünür; öyle ölümcül ki, bir veba gibi bütün evreni bir anda silip süpürür öyle adaletsiz ki, en iyisi en aşağılık haydut sürüleri tarafından kazanılır; öyle zındık ki, İsa'yla asla alakası yoktur; buna rağmen onlar bütün işlerini güçlerini bırakıp sadece savaşırlar. Hatta bir ayağı çukurda yaşlıların bile[1] bir delikanlı gibi güç gösterilerinde bulunduğuna, bu konuda hiçbir masraftan kaçınmadığına, zorluklardan hiç yılmadığına tanık olursun; yasaymış, dinmiş, barışmış, insanlıkmış hiç aldırmadan her şeyi ters yüz ettikerine. İçlerinde mürekkep yalamış dalkavuklarımız da hiç eksik olmaz, bu apaçık çılgınlığı azim, sadakat, cesaret olarak adlandırırlar, düşünüp taşınıp bir...
Bir zamanlar yeryüzünde varolmuş olan Ada'nın sırlarla dolu toprakları.