Gülmek ne kadar kolay, içten, bazen de bir o kadar yapmacık. Kimi zaman neler getireceğini bilmeden acımasızca şiddet yaratan, kimi zaman da bütün kötülükleri, kızgın kor gibi parlayan nefreti alıp götüren. İnsan etrafındakileri sorgular, asar, keser. İnsan bilmez, bazıları vardır dışları her zaman diri, güçlü ve yılmak bilmeyen bir savaşçı gibi dururken, içlerinde büyük bir savaşın yıkıntıları arasında kaybolup gitmekte olan ince ruhlu bir sanatçı taşır. Ve bunlar belki de en kötü şekilde yaşamın ortasında sıkışmış tanrının en fazla cezalandırdığı kullarıdır, çünkü çevrelerinden gündelik yansımaları alırlar ama içleri çoğu zaman bunu kaldıramayacak kadar aciz düşmüştür. Asla sorgulayamazlar içlerindeki isyanları, asla dışa vuramazlar. Ortamın en komik anlarında en büyük kahkahayı atarken, ağızlarından biraz ileride kalplerinde kanamakta olan yaralarını yüksek desibelli gülüşleri ile kapatırlar. Yeri gelir ortamın en komik, yeri gelir en zeki, yeri gelir en mutlu insanı olurlar, olması...
Bir zamanlar yeryüzünde varolmuş olan Ada'nın sırlarla dolu toprakları.