Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gülmek

Gülmek ne kadar kolay, içten, bazen de bir o kadar yapmacık. Kimi zaman neler getireceğini bilmeden acımasızca şiddet yaratan, kimi zaman da bütün kötülükleri, kızgın kor gibi parlayan nefreti alıp götüren. İnsan etrafındakileri sorgular, asar, keser. İnsan bilmez, bazıları vardır dışları her zaman diri, güçlü ve yılmak bilmeyen bir savaşçı gibi dururken, içlerinde büyük bir savaşın yıkıntıları arasında kaybolup gitmekte olan ince ruhlu bir sanatçı taşır. Ve bunlar belki de en kötü şekilde yaşamın ortasında sıkışmış tanrının en fazla cezalandırdığı kullarıdır, çünkü çevrelerinden gündelik yansımaları alırlar ama içleri çoğu zaman bunu kaldıramayacak kadar aciz düşmüştür. Asla sorgulayamazlar içlerindeki isyanları, asla dışa vuramazlar. Ortamın en komik anlarında en büyük kahkahayı atarken, ağızlarından biraz ileride kalplerinde kanamakta olan yaralarını yüksek desibelli gülüşleri ile kapatırlar. Yeri gelir ortamın en komik, yeri gelir en zeki, yeri gelir en mutlu insanı olurlar, olması...

Modern Dünya Filozofları

Ayakları çıplak, karınları aç Kafalarında tek düşünce Hayatın akışına ayak uydurmak Yanlarında birkaç yeni yetme Karanlık sokakların ışıldakları gibi Dolaşıyorlar dört bir yanı Umursamadan soğuğu Ve yeri geldiğinde güneşi Yaşıyorlar Sorguladıkları kokoş kadınlarınkilerden farklı Kahve köşesinde laf dalaştıran erkeklerden uzak Düşünüyorlar insanları Işıkların arasında yükselip duran betonları Ve besliyorlar köklerinden yükselmiş piçleri Bakıyorlar ama sadece ileriye Yok, geçmişin acılarının etrafında dönmek Her zaman yolları farklı Ama ulaştıkları hedef aynı Hayatta kalmak onlarınki Bir geceyi daha insan olduğunu bilerek Ama yaşayamayarak geçirip gündüzü etmek Paylaşmanın en güzel halini hep içlerinde hissederek

Fantastik Kurgu?

Uzun zamandır yazmak istesem de elim bir türlü gitmedi şu klavyeye, rahatından 10 gün erteledim yazacağım onca şeyi. Bir sürü kötülük veya karamsarlık dolu cümle dökülebilir şuan parmaklarımdan ancak daha güzel bir yazı yazmak istiyor canım, daha insana yaşamak için mazeret olabilecek türden bir şey. Fantastik kurgu türünde yazmayı istediğimi söylesem herhalde herkes bana yok artık sen ve fantastik kurgu? Nefret edersin sen öyle şeylerden derlerdi ama yaşadığım bir olay bunu mecbur kıldı adeta. O zaman lafı daha da uzatmadan masal kıvamında olması muhtemel yazıya giriş yapalım: Aylardan nisan, günlerden cuma, müslüman insanların en büyük eylemlerinden biri öğlen saatleri itibari ile gerçekleşmekte, kahramanlarımız Ada ve arkadaşı; dungeonların efendisi yola koyulmuşlar, büyük bir hazine peşindeler. Aradıkları hazineyi, yaptıkları özel büyülerle aramakta ve bazen de yollarına çıkan eski keşişlerden yardım almaktalar. Kahramanlarımız lanetli mekânlarla dolu haritada, bazen...

Signs of Ada

Bilkent'e gelmiş olanlar bilir, okulun içerisinde tam bir trafik işareti keşmekeşi var. Her taraf tabela. Hatta bugün bir kavşakta saydım tam 8 tane metal levha vardı. Peki, benim ne alıp veremediğim var bu tabelalarla? Kendi halimde bir teorim var, onu gerçekleştirmek için belli şekillerde bu işaretleri bir kedi edasıyla işaretliyorum her gün. Yüksekliklerine göre bazısına tekme, bazısına zıplayarak bir tokat, bazısına bir yumruk, bazısına da İbrahimoviç kıvamında ters bir bacak hareketi ile gömüyorum. Tabi ki bir amacım var bunu yaparken, 4 sene boyunca düzenli olarak, seçtiğim levhalara vurmaya devam edersem, bunların vidalarının gevşeyeceğine ve bunun sonucu olarak ağaçlar ve çimlerle kaplı olan güzel Bilkent'i (abarttım güzel falan dedim) özgürlüğüne kavuşturacağıma inanıyorum. Bir de tabi iyi bir çocuk olmanın mükafatı olarak aseksüel şirinleri görme ihtimalim de çocukluğumdan beri ütopik bir hayal olarak hafızamda barındırıyorum. Dip not: MSSF'nin orada tabelaların ...

Mantık Hataları

Bilgisayarda programlama ile ilgilenenler bilir, bazen mantıksal hatalar yapılır kod yazarken. İşte ben de 2,5 sene boyunca yazdığım bir programda değişken olması gereken bir veriyi sabit olarak tanımlamışım. Geçen günlerde program isteğim dışında tamamlandı ve hataları gördüğümde şoka uğradım. Yaptığım ufacık bir hata 2,5 senedir yazdığım tüm kodları yok etti. Şimdi oturdum, programı tekrar yazıyorum ama 2,5 yıllık kaybı nasıl kapatacağım konusunda ve bu kapatma sırasında yaşayacağım zorluklar konusunda çoğu zaman karamsarlığa kapılıyorum. Önümdeki 9 günlük tatili yenidünyanın kuruluşu olarak kabul edip, bu sefer daha hızlı, kontrollü ve açıkları en aza indirilmiş şekilde yazacağım. Aslında değer mi tekrardan bu hayatta bir şeyleri bir zemine oturtma uğraşına, ondan da çok emin değilim çünkü neresi gerçek hayat? Neresi ölülerin diyarı? Bunu kestiremiyorum. Bazen öteki dünyada ölüp de buraya, yani cehenneme gelmişim gibi hissediyorum. Günahlarım bittiği anda tekrar dirilme mümkünse diğ...