Ana içeriğe atla

Bir Sabah Yuvarlandılar Elimden (Yataktan Yuvarlanan Ada Gibi)

Bir şey yapmalı, büyük üstadın da dediği gibi. Durmamalı, koşmalı; uyumamalı, coşmalı; konuşmamalı, üretmeliyiz. Gitmeliyiz kafamızdaki uzaklara, görmeliyiz insanları. İnsanları ve onların hayatlarını. Keşfetmeliyiz hayatları, içlerindeki ruhları. Ama en çok da çocuk ruhlarla ilgilenmeliyiz. Gitmeliyiz dedim ya, gittiğimiz yerde de durmamalıyız, yemeliyiz ne bulursak değişik, yediğimizde kilo almaktan korkamamalıyız. Korkmamalıyız çünkü yediklerimizi yakacak güç bacaklarımızda olmalı. Bacaklarımızı yönetecek beyni kullanmalıyız, bilmeliyiz nasıl işliyor bu boktan düzenin içerisinde. İçerisinde demişken, iç işlerine karışmadan bir ülke bulmalıyız, vatandaşları yavan, biraz kel, biraz aç; sormalıyız onlara en çok neyi düşlüyorlar. Biraz önce biz düşündük ya benziyor muyuz onlara öğrenmeliyiz. Öğrenmeliyiz demişken okuyarak öğrenmek güzel de bizim bir de oturduğu yerden kulaktan öğrenenlerimiz var; kahvehaneleri zapt etmişler, konuşuyorlar ne duyarlarsa; kulakları var ya, dünya onların. Birisi hükümeti, bir diğeri hayatı, filozof dediğimiz at nalından hallice şekilleri olan insanlar boşuna kasmışlar zaten, birisi insan mı dedi? Yok canım ortalıkta insan mı kaldı, varmayın üzerlerine insancıkların, hepsi zor zamanlar geçiriyor. Hayat dedik ya zor artık onlar için hayat. Neyse a dostlar tekerlendi bu yazı gitti; gitti demişken tamam, tamam Ada da gitti. Kalın sağlıcakla.