Bir şey yapmalı, büyük üstadın da dediği gibi. Durmamalı, koşmalı; uyumamalı, coşmalı; konuşmamalı, üretmeliyiz. Gitmeliyiz kafamızdaki uzaklara, görmeliyiz insanları. İnsanları ve onların hayatlarını. Keşfetmeliyiz hayatları, içlerindeki ruhları. Ama en çok da çocuk ruhlarla ilgilenmeliyiz. Gitmeliyiz dedim ya, gittiğimiz yerde de durmamalıyız, yemeliyiz ne bulursak değişik, yediğimizde kilo almaktan korkamamalıyız. Korkmamalıyız çünkü yediklerimizi yakacak güç bacaklarımızda olmalı. Bacaklarımızı yönetecek beyni kullanmalıyız, bilmeliyiz nasıl işliyor bu boktan düzenin içerisinde. İçerisinde demişken, iç işlerine karışmadan bir ülke bulmalıyız, vatandaşları yavan, biraz kel, biraz aç; sormalıyız onlara en çok neyi düşlüyorlar. Biraz önce biz düşündük ya benziyor muyuz onlara öğrenmeliyiz. Öğrenmeliyiz demişken okuyarak öğrenmek güzel de bizim bir de oturduğu yerden kulaktan öğrenenlerimiz var; kahvehaneleri zapt etmişler, konuşuyorlar ne duyarlarsa; kulakları var ya, dünya onların. B...
Bir zamanlar yeryüzünde varolmuş olan Ada'nın sırlarla dolu toprakları.