Ekim’in son gününde başladı yine elime harfler dokunmaya. Birkaç gün önce, herhalde bu ay bir şey yazamayacağım, sonunda şu bloğa lanetimi, kinimi, öfkemi dökmeden bir ay atlatacağım diyordum ki; çok fazla saçmalayıp, yoldan çıktığımı fark etmem bu son gününe rast geldi. Yapmamam gereken bir sürü hareketi yaptım, tamam haksızlık etmeyeyim yapmayı hedeflediklerimden de birçoğunu gerçekleştirdim. Ama sonuç olarak hepsini yapsam layığı ile o zaman kendimi ödüllendirebilecektim. Şimdi ise baktığımda biraz endişe, biraz da korku var. Uzun zamandır yaşamadığım bir savurganlık hayatımda ve bunu nasıl telafi edeceğimi, nereden bir çıkış yolu bulacağımı daha henüz bulabilmiş değilim. Bir şekilde geçecek, yine eski dostlardan birine dayanacağım ve yüz çevirmeden beni götürecek ama bu şekilde nereye kadar devam edebilirim? Ne zaman tam anlamı ile geride bıraktığım döneme baktığımda, hah tamam bu sefer oldu işte diyebileceğim? Artık, elimde olan tüm akışı hakkını vererek yönetme zamanım geldi. Çoc...
Bir zamanlar yeryüzünde varolmuş olan Ada'nın sırlarla dolu toprakları.